27 Nisan 2014 Pazar

Teknik Resim ve Üretimdeki Önemi


Teknik elemanların mesleklerini yapabilmeleri için anlatmak istedikleri teknik hususların biçim ve ölçülerini belirtmede kullandıkları çizgisel anlatım lisanıdır şeklinde tanımlanan teknik resim çizimi ve kavramının tarihi milattan önce 30 yılına kadar geriye gitmektedir. Ancak, bugün kullandığımız izdüşüm kural ve metotlarının temeli olan, bir cismi birbirine dik düzlemler arasında düşünerek her üç boyutunun, bu düzlemler üzerinde izdüşüm olarak görülmesinin sağlandığı teknik resim çizimleri ilk olarak Gaspard Monge tarafından 1795’te kullanılmıştır.

Özellikle teknolojideki gelişmelerin yakından takip edilebilmesi için gerekli iletişim ve anlaşma vasıtalarını öğrenmek ve kullanmak zorunda kaldığımız günümüzde, anlaşma araçlarının en önemlilerinden birisi teknik resimdir. Zira teknik resim, dil ve ülke farkı gözetmeksizin teknikle uğraşan herkesin birbirleriyle anlaşabilmesi amacıyla kullanılan uluslararası ortak bir grafik lisan olarak; özellikle imalat sanayiindeki (üretimdeki) kullanımı, çeşitli konularda işlerin hızlı yapılabilmesi, herkesin aynı şeyi kullanabilmesi, düzenli üretim yapılabilmesi için gerekli standardizasyon şartının sağlanması açısından önemlidir.
Üretim, bilindiği gibi genellikle atölye adı verilen iş yerlerinde çalışan işçi ve ustalarca; mühendis, tasarımcı (konstrüktör) veya teknik ressamlar tarafından bürolarda çizilen teknik resimlere göre yapılmaktadır. Üretimi yapılacak parçalar, özelliklerine göre genellikle model, döküm, tesviye, montaj vb. atölyelerinde birçok kişinin elinden geçer. Dolayısıyla, bu kişilerin o parça hakkında bilgi sahibi olması, çizilmiş resmi anlaması gerekmektedir. Bu işlemlerin yapılması sırasında, iş bölümünde görevli kişiler değişik yerlerde bulunabileceğinden parça veya makine şeklinin ve diğer bilgilerin söz veya yazıyla anlatılması mümkün olmaz. Bu sebeple teknik resim, tanımladığı parçayı eksiksiz ifade etmelidir.

12 Mart 2014 Çarşamba

Eş Zamanlı Mühendislik Nedir? Bölüm 1


Bilginin gücü, bilgi çağı olan günümüzde tartışılmaz üstünlüğünü kabul ettirmiştir. Bu gücün sürdürülebilirliği ancak var olan bilginin güncellenmesiyle ve paylaşımıyla mümkündür. 

Bir ürünün fikir aşamasından başlayıp nihai ürün olmasına kadar geçen süreçte ortaya çıkması muhtemel sorunların çözümünün daha kolay olması bilgi paylaşımıyla sağlanır.
Hızla değişen ve küreselleşen pazar ortamında, üstün teknoloji ve düşük maliyetin ön plana çıkması işletmeler arası rekabetin artmasına yol açmıştır. 
Rekabet gücü yüksek ürün ve hizmetler sunup pazarda avantajlı olmak için değişime hızlı uyum sağlanmalı, yeniliklere açık olunmalı, ürün geliştirme süreci verimli işletilmeli ve müşteri memnuniyetinin özellikle de müşteri sadakati sağlanmalıdır. 

Bunları hayata geçirebilmek içinde bilginin değişik bir kullanımı olan eş zamanlı mühendislik (Concurrent Engineering) ortaya çıkmıştır. Bu çalışma eş zamanlı mühendislik kavramının ne olduğunu, neden ortaya çıktığını, neyin hedeflendiğini, işletmelere ne gibi faydalar sağladığını, bu faydaları elde etmek için nelerin yapılması gerektiğini ve eş zamanlı mühendisliği destekleyen teknolojileri kapsamaktadır.

17 Şubat 2014 Pazartesi

Türkiye Neden Teknoloji Üretemiyor?


1.Teknoloji Üretimi Neden Önemli?

Dünya üzerinde en önemli rekabet alanlarından birisi yeni teknoloji üretimi. Bir diğeri de onunla bağlantılı olan yenilebilir enerji kaynakları ve mevcut kaynaklara ulaşım. Artık gelişmiş ülkeler arasındaki güç savaşı bu alanda gerçekleşmekte. 

Gelişmekte olan ülkeler için de geri kalmışlık çemberini kırmanın yolu yeni gelişen bir alana yatırım yapıp o alanda uzmanlaşmak. Son 15-20 yılda bile daha önce esamesi bile okunmayan ülkelerin teknoloji üretimlerine verdikleri önem sonucunda dünya ülkeler liginde üst sıralara tırmandıklarını, gelişmiş ülke olma yoluna girdiklerini gördük. Çin, Hindistan, Asya Kaplanları, İrlanda, İsrail bunlardan bir kaçı. Türkiye de eğer Latin Amerika ülkeleri gibi teknolojik devrimlere uyum sağlayamamış düşüş içerisinde bir ülke olmak istemiyorsa, zenginliğe ve toplumsal istikrara kavuşmak istiyorsa dünya piyasalarına bir şeyler sunabilen ve bu sunduğu ürün ve hizmeti diğer ülkelerin hepsinden daha iyi sunabilen bir ülke haline gelmelidir. Bunun da yolu yeni teknolojilere yatırım yapmaktır. 

4 Şubat 2014 Salı

Sonlu Elemanlar Analizleri ve ANSYS Hakkında


ANSYS yazılımı mühendislerin mukavemet, titreşim, akışkanlar mekaniği ve ısı transferi ile elektromanyetik alanlarında fiziğin tüm disiplinlerinin birbiri ile olan interaksiyonunu simule etmekte kullanılabilen genel amaçlı bir sonlu elemanlar yazılımıdır.

Bu sayede gerçekleştirilen testlerin ya da çalışma şartlarının simule edilmesine olanak sağlayan ANSYS, ürünlerin henüz prototipleri üretilmeden sanal ortamda test edilmelerine olanak sağlar. Ayrıca sanal ortamdaki 3 boyutlu simulasyonlar neticesinde yapıların zayıf noktalarının tespiti ve iyileştirilmesi ile ömür hesaplarının gerçekleştirilmesi ve muhtemel problemlerin öngörülmesi mümkün olmaktadır.

3 Şubat 2014 Pazartesi

Meslek Seçmek Hayat Biçiminizi Seçmektir


Meslek Seçim herkesin hayatında çeşitli zamanlarda gerçekleştirdiği en önemli kararlardandır. 
Seçtiğiniz meslek hayat boyu mutlu olmanızda önemli etkenlerden olabilir ya da tam tersi huzursuzlukların başlangıcı ve sorumlularından olabilir.

Karar Verme Olarak Meslek Seçimi

Meslek seçimi bir karar verme süreci olduğuna göre karar vermeyi iyi anlamak gerekmektedir. Karar verme: bir dizi alternatif arasından her bir alternatifin getirdiği olumlu sonuçları (faydalar) ve olumsuz sonuçları (maliyet ya da zarar) karşılaştırmak suretiyle bir alternatifi bilinçli olarak tercih etmektir.

Ülkemizde bu karar vermenin maalesef pek bilinçli yapılmadığı gün gibi aşikâr.

10 Mayıs 2013 Cuma

Liderlik ve Liderin Özellikleri Bölüm 2

A. Vizyon Belirleme

Günümüzde toplumsal yapının ve taleplerin hızlı değişimi, organizasyonların birçok sorunla uğraşmasına neden olur. Bu sorunların içinde en zor olanı, hiç şüphesiz, örgüt içinde hedef ve amaç birliği sağlamak ve bağlılık oluşturmaktır. Bu yaklaşım bizi vizyon kavramına götürür.

Vizyon, gelecekte yapılması düşünülen tüm faaliyetlerin değerlendirilmesi, tanımlanması, açıklanması ve paylaşılması sürecidir. Liderin yeniliğe, orijinalliğe ve yaratıcılığa bakış açısıdır. Burada lider, personelin görüşlerinden ve katkılarından ilham alır, değişime ve geleceğe dönük fotoğraf çeker.

Zihninde şekillendirdiği düşünceleri, uygun iletişim becerileri ile diğer çalışanlara ulaştırır ve onların da benimsemelerini sağlar. Böylece, paylaşılan bir vizyon oluşturur. 
Bu konuda Peter Senge şöyle der: "insanların başkalarının hedefleri için koşmadığını, sadece kendi inandıkları hedefler ya da gelecekte ulaşmak istedikleri hedefler için içten çalıştıkları unutulmamalıdır."

Vizyon oluştururken şunlara dikkat edilmelidir:

Herkesin katıldığı, güvenilir bir vizyon oluşturulmalıdır. Faaliyet gösterilen pazarla uyumlu olmalıdır. Ayrıca işletmenin kaynaklarına da uygun hazırlanmalıdır.

  •   İnanç taşımalıdır. Önce liderin, sonra çalışanların inancını taşımalıdır.

 • Anlaşılır olmalıdır. Tüm organizasyonun anlayacağı bir şekilde hazırlanmalıdır.

  •   İç uyuma sahip olmalıdır. Tüm elemanlar birbiriyle uyum içinde olmalıdır.

  •   İddialı olmalıdır. İşletmenin hedefleri açısından her zaman iddialı bir şekilde hazırlanmalıdır.

6 Mart 2013 Çarşamba

Nanoteknoloji


Nanoteknoloji çağımızda oldukça karşımıza çıkmaya başladı. Son zamanlarda Aselsan firmasının nanoteknoloji ile yaptığı bir çok ürünü gördük. Bu makalede 21. yüzyılda nanoteknolojinin hayatımızı nasıl etkileyeceği ve Türkiye'deki yerine değinildi.

1. Giriş

21. yüzyıl teknolojisi olarak kabul edilen ve bu alanda tüm dünyada yatırımların giderek arttığı nanoteknoloji hiç şüphe yoktur ki insanoğluna sınırsız çözümler sunmaktadır.

Nanoteknolojiyi, atomik-moleküler boyutta maddenin mühendisliğinin yapılarak yepyeni özelliklerinin açığa çıkartılması olarak tanımlamak mümkündür. Nanometre bir uzunluk birimi; ölçek olarak metrenin milyarda birini, milimetrenin ise milyonda birini ifade eder. (1 nm=10-9 m=10-6 mm )

İnsan saç kılının 80.000 nm kalınlığında, kırmızı kan hücrelerinin 7.000 nm çapında olduğu düşünülürse 1 nm ’ nin boyutu daha iyi anlaşılacaktır.

28 Mart 2012 Çarşamba

Catia V5 R21

Ürün başarısı için Catia V5 önde gelen bir çözümdür. Bütün üretim organizasyonlarını; tedarik zincirleri aracılığıyla OEM’lerden bağımsız küçük üreticilere kadar adresler.
Catia endüstrilerde geniş bir yelpazede kullanılabilir; havacılıktan otomotive ve endüstriyel makinelere, elektroniklerden, gemi inşaatına, tesis dizaynına ve tüketim mallarına kadar.
Bugün Catia herhangi bir şeyi örneğin; uçaktan, mücevherler ve elbiselere kadar tasarlamak için kullanılıyor.

Komple ürün geliştirme süreci güç ve fonksiyonel aralığının adreslenmesi sayesinde yeniden ürün tasarım işlemini kolaylaştırır ve geliştirme döngülerini kısaltır, böylece işletmelerin pazar ihtiyaçlarına hızlı yanıt vermelerine yardımcı olur.
İşbirlikçi ürün yaşam döngüsü yönetimi için ENOVIA ile birlikte, mühendislik kalitesi için SIMULIA ve üretim performansı için de DELMIA kullanılır.
CATIA V5, PLM in anahtar bileşenidir.

19 Şubat 2012 Pazar

Teknopark ve Teknoloji Geliştirme Merkezleri


Ömer Kaymakçalan
Kimya Yüksek Mühendisi
Ocak 2008
Teknopark
Dünyadaki teknolojik gelişmeler ekonomik, sosyal ve politik değişimlere neden olurken kalkınmanın önemli bir aracı olarak teknolojik, araştırma ve geliştirme, girişimcilik ve küçük işletmeleri öne çıkartmıştır. Araştırma geliştirme sonuçlarının ticari hayata küçük şirketler aracılığıyla geçirildiği ortamlar olarak teknoparklar ilk defa 1952 yılında ABD’de kurulmuştur.
Teknoparklar bilimsel ve teknolojik buluşların geliştirme ve prototip aşamalarından geçirilip ticari uygulamaya konulmalarına ortam yaratmaktadırlar. Bu misyona göre çalışan birçok kuruluş farklı isimler kullanmaktadır.
Teknopark, teknoloji parkı, araştırma parkı, yenilik merkezi, ileri teknoloji merkezi, teknopol, teknopolis, bilim parkı gibi terimler aralarında ayrıntıda küçük farklar olsa da eşanlamlı olarak kullanılmaktadır.
Ulusalararası Bilim Parkları Birliği’nin (IASP) tanımına göre, Teknopark;
  • Bir veya birden fazla üniversite veya diğer yüksek öğretim kurumu ve araştırma merkezleri ile resmi veya faaliyet bazında ilişkili,
  • Bünyesinde bilgiye ve ileri teknolojilere dayalı sanayi firmalarının kurulup gelişmesini teşvik etmek üzere tasarlanmış,
  • İçinde yer alan kiracı firmalara, teknoloji transferi ve iş idaresi konularında destek sağlayacak bir yönetim fonksiyoyuna sahip, teşvik ve mülkiyete dayalı bir teşebbüstür.
Teknoparkların amacı, üniversite, sanayi ve devlet işbirliğini sağlayarak teknolojinin geliştirilmesini, transferini ve ticaretini teşvik etmektir.
Teknoparkların hedefleri;
  • Üniversitelerin eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetlerini destekleyerek, üniversitelerin vereceği hizmetleri zenginleştirip etkinleştirmek,
  • Sanayinin rekabet gücünü artırmak,
  • Teknoloji dayalı bölgesel ve ekonomik gelişmeyi hızlandırmaktır.
Teknoloji Geliştirme Merkezleri
Teknoloji Geliştirme Merkezleri yeni ve/veya gelişen firmalara;
  • Yönetim, teknik ve mali konularda danışmanlık hizmetlerinin verildiği,
  • Yerleşim alanlarının ihtiyaca uyarlanabilen ve esnek olduğu,
  • Telefon, sekreterlik, telefaks, internet, kafeterya, toplantı ve konferans salonları gibi hizmetlerin ortak sağlandığı,
  • Ucuz kiralı ortamlardır.
Teknoloji Geliştirme Merkezlerinin amacı;
  • Teknolojiye dayalı firmaların kuruluşunu hızlandırmak, teknolojik girişimleri teşvik etmek,
  • Teknolojiye dayalı yeni girişimlerin yaşama ve büyüme oranlarını artırmak,
  • Sürekli ve kalifiye işler yaratarak ekonominin gelişmesine yardımcı olmak,
  • Teknolojik gelişmelerin hükümetler tarafından teşvikinde odak noktası olarak kaynakların etkin kullanımına yardımcı olmaktır.