Mühendislik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mühendislik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Eylül 2015 Salı

Meslek Seçim Rehberi


Çağdaş bir toplumda özgür bir bireyin önemli gelişim görevlerinden biri de mesleğini seçmesidir. Bir kimsenin herhangi bir konuda doğru bir seçme işlemi yapılabilmesi, ya da başka bir deyişle, sağlıklı karar verebilmesi için, her şeyden önce, neler istediğini ve bunları elde edebilmek için ne gibi olanaklara sahip olduğunu bilmesi gerekir. Bu işlemden sonra, daha iyisi bununla beraber yapacağı işlem, çeşitli seçenekleri inceleyip, her birinin isteklerine ve koşullarına ne derece uygun olduğunu değerlendirmektir.

Çarşıya çıkmadan önce alacağı şeylerin listesini yapan ve bunlar için yeterli parası olup olmadığını yoklayan, çarşıdaki malların kalite ve fiyatlarını inceleyerek gereksinmelerine ve parasına uygun bulduklarını alan bir kimsenin davranışı buna örnek olarak gösterilebilir Bu işlemleri dikkatli ve özenli şekilde yapmayan kimselerin hayal kırıklığı ile karşılaşmaları kaçınılmazdır.

Bazı gençlerin, meslek seçimi gibi önemli bir kararı oluştururken yukarıda belirtilen gelişim görevini gerektiği ölçüde yerine getiremedikleri ve bu yüzden mutsuz oldukları gözlenmektedir. Meslek seçimi kararının sağlıklı bir biçimde oluşturulmasını güçleştiren bazı etmenler vardır. 
 
Bunların bir bölümünü gençlerin çalışma dünyası ve insan nitelikleri hakkında edinmiş oldukları bir takım inançlar ve genellemeler oluşturmaktadır. Aşağıda, yükseköğrenim görmek isteyen gençlerin dile getirdiği bazı yargılar tartışılmıştır:

Ülkemizde insanlar istedikleri mesleklere giremiyorlar: Bu yargı hatalı bir genellemedir. Bir kısım gencin yoksulluk nedeni ile istediği mesleğe giremediği doğrudur. Ne var ki istenilen mesleğe girememenin sadece maddi yetersizlikten ileri gelmediği, varlıklı oldukları halde yanlış alanlara yönelen gençlerin de var olduğu gözlenmektedir. Bu kişilerin hatası, girmek istedikleri mesleklerin niteliklerine uygun olup olmadığını sorgulamamalarından kaynaklanmaktadır. Bu gençler az sayıda seçkin öğrenci alan ve başarılı olmak için üstün akademik yetenek yanında sürekli ve düzenli çalışma alışkanlığı da gerektiren eğitim programlarına özenmekte, giremeyince hayal kırıklığına uğramaktadır.

2 Nisan 2015 Perşembe

CAD/CAM/CAE Yazılım Seçiminde Kriterler

CAD/CAM/CAE Yazılım Seçiminde Kriterler

        CAD/CAM/CAE Yazılımlarının seçimi firmalar açısından ol­dukça önem kazanmaya başlamıştır. Ülkemizin gelişen en­düstriyel tabanı ve firmalar arası rekabet bu konudaki yatı­rımların artmasına neden olmaktadır. Firmaların gereksinimlerine en uygun yazılımı seçmeleri, giderek gelişen yazılımların incelenmesin­deki güçlükler, devam etmekte olan gündelik işler nedeniyle konuya gereken zamanı ayırmaktaki güçlük, ayrılan fonların getirdiği kısıtlar gibi nedenlerle zorlaşmaktadır.
       
CAD/CAM/CAE Yazılımlarının Yararları
      Azalan Personel Giderleri: Verimlilik artışları oldukça zor ölçüle­bilir olmakla beraber, teknik resim çizme işlerinin elden uygulamaya aktarılmasıyla kazanılan verimlilik artışı 2 ila 8-10 misli olarak göste­rilmektedir. Bu tür geleneksel uygulamalarda yıllardan beri vurgulanan özellikle değişikliklerin elle çalışmaya oranla hızla yapılmasıdır.
     Firmaların tasarım sürecinde kökten bir değişim yaparak 3 boyutlu tasarıma geçmeleri ile sağlanan verimlilik artışlarının ise daha fazla olacağı inancındayız. Bu durumda teknik resimler otomatik olarak üretilen bir ‘yan ürün’ haline gelmektedir. Dünyada artık bazı firma­larda, mühendislik bilgisinin imalata ve diğer komşu sistemlere (satın alma, kalite ve hatta sağlayıcılar) aktarılmasında yalnızca 3 boyutlu modellerin kullanılmasından bahsedilmeye başlanmıştır. Şüphesiz 3 boyutlu model yaratım hızı, kolay anlaşılabilmesi ve art süreçlerle (analiz, simülasyon, imalat, ölçüm) bütünleşebilme kolaylığı nedeniyle artık bir lüks olmaktan çıkmış hatta bir ‘emtia’ haline dönüşmeye baş­lamıştır. Değerlendirilen yazılımların sadece katı/yüzey modelleme mekanizmalarının yanı sıra, aynı uygulamanın sınırları içinde kalarak yani bütünleştirme ve ara yüz sorunlarını kısa devre ederek diğer art süreçlere hizmet edebilme yeteneği de önem kazanmaktadır. 

23 Kasım 2014 Pazar

Parlak Fikirler Üretmenin 10 Yolu


Aşağıda, fikir üretmek için kullanabileceğiniz ve çalışmalarınızda size faydalı olabilecek 10 yöntem sıralanıyor.

- Sorunu tanımlayın.

İş sorunlarını çözecek fikirler üretmek için, hepimizin bir başlangıç noktasına ihtiyacımız var. JFK Havaalanı’na gitmeden, New York’tan Frankfurt’a uçamazsınız. Nerede olduğunuzu tam olarak bilmiyorsanız, mevcut konumunuzu belirlemek amacıyla bir harita edinmelisiniz. Daha sonra, JFK Havaalanı’na doğru yavaş yavaş yol alabilirsiniz.
İlerlemeye çalışmadan önce, nerede bulunduğunuzdan emin olmanız şarttır. Başka bir deyişle, sizi New York’a götürecek haritayı çok iyi incelemeniz gerekir.

- Beyin fırtınası yapın.

Bu dahiyane yöntemi, büyük ihtimalle daha önce duymuşsunuzdur. En basit anlatımla, bir grup insan toplanır ve ana hatlarıyla belirlenen hedeflerle ilgili olarak yazabildiği kadar çok şey yazar. Stratejik planlama ya da benzeri bir şey için endişelenmeyin. Yalnızca fikir üretmeye odaklanın. Gruba zaman sınırı getirin. Ayrıca, zamanı ve yeri iyi seçin ki toplam performansa gerçekten katkıları olsun.
Herkesin tam formunda olduğundan ve “büyük düşün” mesajını aldığından emin olun. Sağlıklı bir beyin fırtınası toplantısının ardından tonlarca fikre sahip olabilirsiniz.
- Tamamen istediğiniz şeye odaklanın.

Fikirlerinizin iş çözümleriniz açısından üretken olmasını istiyorsanız, dış etkenlere duyarsız kalmanız gerekir. Hiçbir şeyi hoş görmeyin! Sizi oyalayacak konulardan, günlük asabiyetlerden ve yaşamınızdaki tahmin edilebilir dramlardan sonsuza dek kurtulun!
Yalnızca sorunu çözmeyin; iş programınızı yeniden tasarlayın ki tahmin edilebilir tatsızlıklar, bir daha sizi rahatsız edemesin!

- Çözmeye çalıştığınız şeye gerçekten ilgi duyun.

3 Temmuz 2014 Perşembe

İdeal Mühendis Nedir? Kimdir?


 İdeal Mühendis... Prof. Dr. Mustafa AKKURT’dan

Haziran ayının sonunda Mühendislik Fakülteleri yeni mezunlarını verdiler. Gözleri parıldayan, mezun olma sevincini yaşayan, bini aşan pırıl pırıl genç insanlarımız üretimde yerlerini almalarını bekliyorlar. Acaba onlar iş yerleri hakkında ne düşünüyorlar, iş yöneticileri onlar hakkında ne düşünüyorlar. Hiç kuşkusuz mühendisler teknolojileri uygulayan, geliştiren ve bu hususta araştırma yapan insanlardır. Bu bakımdan üretimi direkt etkilerler ve Ülke ekonomisine önemli katkılarda bulunurlar. Bu nedenle genç mühendislerin adına bu konuyu ele almakta yarar görüyorum.

Türkiye'de herhangi bir iş yeri yöneticisine genç mühendisler hakkında düşünceleri sorulursa, tam olarak yanıt verememekle beraber, teknik kabiliyet listenin başında gelir. Ancak bu teknik kabiliyet tam olarak açıklanamaz. Buna göre işe alınır alınmaz birçok yöneticiler, mühendislerden çözülmemiş birçok teknik problemlerin hemen çözülmesini, işlerin iyi gitmediği birçok bölümlerde hemen iyileştirilmesini; çalışmayan bir tezgâhın hemen çalıştırılmasını beklerler. Beklerler ama özellikle genç mühendislere yardımcı olacak hiçbir girişimde bulunmazlar.

19 Şubat 2012 Pazar

Teknopark ve Teknoloji Geliştirme Merkezleri


Ömer Kaymakçalan
Kimya Yüksek Mühendisi
Ocak 2008
Teknopark
Dünyadaki teknolojik gelişmeler ekonomik, sosyal ve politik değişimlere neden olurken kalkınmanın önemli bir aracı olarak teknolojik, araştırma ve geliştirme, girişimcilik ve küçük işletmeleri öne çıkartmıştır. Araştırma geliştirme sonuçlarının ticari hayata küçük şirketler aracılığıyla geçirildiği ortamlar olarak teknoparklar ilk defa 1952 yılında ABD’de kurulmuştur.
Teknoparklar bilimsel ve teknolojik buluşların geliştirme ve prototip aşamalarından geçirilip ticari uygulamaya konulmalarına ortam yaratmaktadırlar. Bu misyona göre çalışan birçok kuruluş farklı isimler kullanmaktadır.
Teknopark, teknoloji parkı, araştırma parkı, yenilik merkezi, ileri teknoloji merkezi, teknopol, teknopolis, bilim parkı gibi terimler aralarında ayrıntıda küçük farklar olsa da eşanlamlı olarak kullanılmaktadır.
Ulusalararası Bilim Parkları Birliği’nin (IASP) tanımına göre, Teknopark;
  • Bir veya birden fazla üniversite veya diğer yüksek öğretim kurumu ve araştırma merkezleri ile resmi veya faaliyet bazında ilişkili,
  • Bünyesinde bilgiye ve ileri teknolojilere dayalı sanayi firmalarının kurulup gelişmesini teşvik etmek üzere tasarlanmış,
  • İçinde yer alan kiracı firmalara, teknoloji transferi ve iş idaresi konularında destek sağlayacak bir yönetim fonksiyoyuna sahip, teşvik ve mülkiyete dayalı bir teşebbüstür.
Teknoparkların amacı, üniversite, sanayi ve devlet işbirliğini sağlayarak teknolojinin geliştirilmesini, transferini ve ticaretini teşvik etmektir.
Teknoparkların hedefleri;
  • Üniversitelerin eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetlerini destekleyerek, üniversitelerin vereceği hizmetleri zenginleştirip etkinleştirmek,
  • Sanayinin rekabet gücünü artırmak,
  • Teknoloji dayalı bölgesel ve ekonomik gelişmeyi hızlandırmaktır.
Teknoloji Geliştirme Merkezleri
Teknoloji Geliştirme Merkezleri yeni ve/veya gelişen firmalara;
  • Yönetim, teknik ve mali konularda danışmanlık hizmetlerinin verildiği,
  • Yerleşim alanlarının ihtiyaca uyarlanabilen ve esnek olduğu,
  • Telefon, sekreterlik, telefaks, internet, kafeterya, toplantı ve konferans salonları gibi hizmetlerin ortak sağlandığı,
  • Ucuz kiralı ortamlardır.
Teknoloji Geliştirme Merkezlerinin amacı;
  • Teknolojiye dayalı firmaların kuruluşunu hızlandırmak, teknolojik girişimleri teşvik etmek,
  • Teknolojiye dayalı yeni girişimlerin yaşama ve büyüme oranlarını artırmak,
  • Sürekli ve kalifiye işler yaratarak ekonominin gelişmesine yardımcı olmak,
  • Teknolojik gelişmelerin hükümetler tarafından teşvikinde odak noktası olarak kaynakların etkin kullanımına yardımcı olmaktır.